Bağlama büyüsü, geleneksel halk inanışlarında bir kişiyi başka birine duygusal, zihinsel ya da davranışsal olarak yönlendirmek veya yanında tutmak amacıyla yapılan bir büyü türü olarak bilinir. Genellikle aşk, evlilik ya da ilişki bağlamında kullanıldığına inanılır. Amaç; kişinin özgür iradesini etkileyerek onu belirli bir kişiye ya da duruma bağlı kılmaktır
Soğutma büyüsü, halk arasında en çok ilişki ve aşk bağlamında adı geçen bir tür uygulamadır. Genel inanışa göre; iki kişi arasındaki duygusal bağı, ilgiyi veya tutkuyu zayıflatmak, hatta tamamen koparmak amacıyla yapılır. Çoğunlukla ayrılık, tartışma ya da uzaklaşma yaratmak için kullanıldığı düşünülür.
Papaz büyüsü, halk arasında en güçlü ve etkili kabul edilen büyü türlerinden biri olarak anlatılır. İnanışa göre kökeni eski dini ritüellere ve mistik uygulamalara dayanır. Adını da geçmişte bu tür uygulamaları yapan ruhani liderler ya da “papaz” diye anılan kişilerden aldığı söylenir.
Kabala büyüsü, kökenini Yahudi mistisizmi olan Kabala’dan aldığı düşünülen, ancak aslında daha çok halk inanışlarıyla şekillenmiş ezoterik bir uygulamadır. Kabala temelde Tanrı, evren ve ruhun sırlarını anlamaya çalışan bir öğreti iken, zamanla bazı çevrelerde büyüsel pratiklerle ilişkilendirilmiştir. Bu tür büyülerde İbranice harfler, Tanrısal isimler, sayısal gizemler (gematria) ve mistik semboller kullanıldığına inanılır. Amacı kimi zaman koruma sağlamak, kimi zaman da dünyevi istekleri gerçekleştirmek olarak anlatılır. Bununla birlikte, Kabala’nın özünde bir büyü sistemi olmadığı, bu tür uygulamaların daha çok halk inançlarının ve ezoterik yorumların ürünü olduğu kabul edilir.
Canbar büyüsü, halk inanışlarında özellikle aşk ve bağlılık amacıyla yapıldığı düşünülen bir büyü türü olarak bilinir. Söylentilere göre bu büyü, kişinin ruhunu veya iradesini etkilemeye yönelik olup, daha çok sevgi ve ilişki bağlamında kullanılır. “Canbar” kelimesi, canı bağlamak ya da ruhu etki altına almak anlamıyla ilişkilendirilir. Ritüellerinde tılsımlı sözler, muskalar veya özel semboller kullanıldığına inanılır. Halk arasında güçlü bir etkiye sahip olduğu düşünülse de, dini açıdan kişinin özgür iradesine müdahale ettiği için sakıncalı görülür. Bilimsel açıdan bakıldığında ise, canbar büyüsünün herhangi bir gerçekliği bulunmaz; daha çok kültürel bir inanış ve folklorun parçası olarak kabul edilir.
Ölüm büyüsü, halk inanışlarında en korkutucu ve tehlikeli kabul edilen büyü türlerinden biridir. Adından da anlaşılacağı üzere, bu büyünün amacı bir kişiye zarar vermek, hastalık vermek veya ölümünü hızlandırmak şeklinde anlatılır. Rivayetlere göre kara büyü kapsamında değerlendirilir ve genellikle kara niyetlerle yapılan, ağır ritüelleri olan bir uygulama olarak tasvir edilir. Tarih boyunca farklı kültürlerde benzer inanışlara rastlansa da, bilimsel açıdan ölüm büyüsünün herhangi bir gerçekliği bulunmamaktadır. Bu tür anlatılar, daha çok insanların korkularını, batıl inançlarını ve folklorik öğelerini yansıtır. Dinî ve etik açıdan ise kişinin yaşamına müdahale etme niyeti taşıdığı için son derece sakıncalı kabul edilir.
Voodoo bebeği, çoğunlukla Afrika kökenli inançlardan doğup Karayipler ve Amerika kıtasına yayılan bir semboldür. Halk arasında genellikle büyü, bağlama ya da etki altına alma amacıyla kullanıldığı düşünülür. Aslında Voodoo kültüründe bu bebekler yalnızca zarar vermek için değil; şifa, korunma, sevgi çekme ya da kötü enerjilerden arınma gibi amaçlarla da hazırlanır. Bez, ip, iğne ve kişisel eşyalarla oluşturulan bu figürler, temsil ettiği kişiyle manevi bir bağ kurduğu varsayılır. Dolayısıyla Voodoo bebeği, hem mistik korkuları hem de iyileştirici umutları içinde barındıran çift yönlü bir inanç aracıdır.
Kara büyü, tarih boyunca insanların en çok korktuğu ve gizem yüklediği büyü türlerinden biri olarak bilinir. Genellikle olumsuz niyetlerle yapılan bu büyülerin amacı, bir kişiye zarar vermek, ilişkilerini bozmak, huzurunu kaçırmak ya da iradesini etki altına almaktır. Kara büyü ritüellerinde kullanılan malzemeler, semboller ve dualar çoğu zaman karanlık, korku ve kötücül enerjilerle ilişkilendirilir. Bu nedenle halk arasında kara büyü, hem tehlikeli hem de sakınılması gereken bir alan olarak görülür. Aynı zamanda, manevi açıdan büyük bir sorumluluk ve risk taşıdığına inanıldığı için birçok kültürde yasaklanmış veya tabu haline getirilmiştir.
Ak büyü, genellikle iyilik, korunma ve olumlu enerjilerle ilişkilendirilen bir büyü türü olarak bilinir. Kara büyünün zıttı olarak görülen bu uygulamalar, insanlara zarar vermek yerine şifa vermeyi, ruhsal dengeyi sağlamayı, bereket ve huzur getirmeyi amaçlar. Ak büyü ritüellerinde kullanılan malzemeler çoğunlukla doğayla uyumlu ve temizleyici özellikleri olduğuna inanılan nesnelerdir; örneğin tütsüler, şifalı otlar, mumlar ve kutsal dualar. Çoğu inanç sisteminde ak büyü, insanların kötü enerjilerden korunması, sevgi bağlarının güçlendirilmesi ve ruhsal açıdan arınması için tercih edilmiştir. Bu yüzden ak büyü, manevi yolculukta rehberlik eden daha pozitif bir uygulama olarak kabul edilir.